This love has taken its toll on me
She said Goodbye too many times before
And her heart is breaking in front of me
I have no choice cause I won't say goodbye anymore
I tried my best to feed her appetite
Keep her coming every night
So hard to keep her satisfied
Kept playing love like it was just a game
Pretending to feel the same
Then turn around and leave again
dımpırıtıstık
fena taktım bu aralar buna ; nedense sevdim yani kendisini güzel bi şey bence =)
'Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.' - Arthur Schopenhauer
Hmmm ; şimdi ben bu sabun köpüğünü üflerken :
Sevgi mi istiyorum ? cık ; sanırım cidden gerek yok . sevildiğin zaman güvende hissediyosun ; bu ne kadar 'gerçek' yaşamamı sağlar ki :S
Güven ? Pardon , o ne ?
Para ; cık ... zaten var :P
Özgürlük ? Cidden fazlası zarar ya ; kendimden biliyorum
Arkadaş , dost , aile ... Nedir abi , ne istiyorum ben !
ve bu güzel gecede , hava soğukken ve ben evime sığınmışken ; duman altı bi kırmızılıkta ben neden bunu sorguluyorum ?
Çözücem ; az kaldı ... o zaman haber edicem ...
Ama belki de sadece bi 'otoban' ; her şeyi çözebilir... 'ertelediğim' tek şey ; tek eylemim belki de tek devrimim ... sana gelsem , biter mi ?
Gelmiyorum ; bitmesin ...
ama yine de çözücem =)