19 Ekim 2010 Salı

Evcilleştik ve bitti özgürlük ...
Yaptıklarım ; şuursuzca sarfettiklerim ; sizi geri istiyorum ! Nedendir bilmem , umursuzca harcadıklarımı özler oldum son bir haftadır. Belki de gerçekten yalnız kalmaya yaklaştığım içindir ; ilerleyen zaman ilerlemeyen hayat - lar . 'lar' olamamak ; olmamayı dileyip olmayı ummak...

Çok değil , bi kaç dakika önce yine yaptım , yine haz aldım evet ama bişiler ters ... Şu an bunları yazmama sebep ... 

'ilkel umutlara safça yaslan ve düşlere dal ' ha ? Mümkündür ; yaptığımız pek mi farklı sanki  :S

GERÇEKTEN DE HAYATIN ANLAMI OLMASAYDI, VE BEN ANLAMSIZI SEÇMEK ZORUNDA OLSAYDIM, BENCE DE EN SEÇİLESİ ANLAMSIZLIK OLURDU BU.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Hayat Kül'ün Kuyruğu sanki :S

Şu aptal hayvan , aciz yaratık mı beni cezbeden ? Kıvrımları , salak suratı , sümüklü burnu ve yumuşak tüyleri ... Cidden güzel bi yüzü var ; fazla masum , çok saf ... Disco gibi değil , o her daim şaşkın ve cin bakışlı ! İşte budur tam da  dillendirmek istediğim , ben burda aptal aptal oturmuş zamanımı tüketirken onun umarsızca gelip bilgisayarla gövdem arasına sığışıp uyuma derdinde olması ! Sırf beni bu kadar takmadığı için  seviyorum bu hayvanı ve hapşuruyo şu an ! Endişe duyuyorum :S cidden... Ağladım ben bu hayvan için ya ; hayvan !

Asla hayvan sevmeyen ben ; içimdeki merhameti iyice diplere itmişken ne oldu da Kül'ü istedim bilmiyorum . Belki de artık 'endişelenmek' istediğimden ; artık o anki ruh halim bilemiycem .

Anladım ki , umursamazlık bende baştacı ... Dikkate almamak  ya da beni umursamamk değil ; ne dediğimi umursamamak . yok yok o da değil dur ; doğru cümle : beni umursamadan dilediğini yapmak ... Kül gibiyim ; karşısındakini umursamadan istediğini yapan ; sokulduğunda da sadece ve sadece kafası okşansın isteyen ... ama dilediğinde de tırnaklarını çıkarmaya hacet kalmadan çıkıp gidebilmek isteyen ...

Bence herkes böyle ; ben bazen dozu kaçırsam da ahhaha hadi bakalım ; işine gelen elime mum diksin =)

This Love

This love has taken its toll on me
She said Goodbye too many times before
And her heart is breaking in front of me
I have no choice cause I won't say goodbye anymore

I tried my best to feed her appetite
Keep her coming every night
So hard to keep her satisfied
Kept playing love like it was just a game
Pretending to feel the same
Then turn around and leave again

dımpırıtıstık


fena taktım bu aralar buna ; nedense sevdim yani kendisini güzel bi şey bence  =)

'Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai olarak zafer ölümün olacaktır, çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da, olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi.' - Arthur Schopenhauer

Hmmm ; şimdi ben bu sabun köpüğünü üflerken :


Sevgi mi istiyorum ? cık ; sanırım cidden gerek yok . sevildiğin zaman güvende hissediyosun ; bu ne kadar 'gerçek' yaşamamı sağlar ki  :S

Güven ? Pardon , o ne ?

Para ; cık ... zaten var :P

Özgürlük ? Cidden fazlası zarar ya ; kendimden biliyorum

Arkadaş , dost , aile ... Nedir abi , ne istiyorum ben !

ve bu güzel gecede , hava soğukken ve ben evime sığınmışken ; duman altı bi kırmızılıkta ben neden bunu sorguluyorum ?

Çözücem ; az kaldı ... o zaman haber edicem ...


Ama belki de sadece bi 'otoban' ; her şeyi çözebilir... 'ertelediğim' tek şey ; tek eylemim belki de tek devrimim ... sana gelsem , biter mi ?

Gelmiyorum ; bitmesin ...


ama yine de çözücem =)